Bilgi Hukuk Bürosuna Hoşgeldiniz Güvenli ve Ahlaklı Yaşayın

Uzmanlığımıza Güvenin Bilgi Hukuk Bürosu hukuki danışmanlık hizmetleri sunmaktadır. Müvekkil portföyümüz özel ve kamu kuruluş ve şirketleri, yerli ve yabancı yatırımcıları kapsamaktadır. 1995 yılında Av. Ömer Faruk BUDAK tarafından kurulmuştur.

Telefon No (424) 238-1216



  • Hava Durumu

    ANKARA
  • Saat


  • Takvim

Çalışma Alanları


Ceza Hukuku

Ceza soruşturmalarının başlatılması için şikayet ve suç duyurusu işlem...

İş Hukuku Davaları

Bilgi Hukuk Bürosu, işçi ve işverenin hak ve yükümlülükleri, karşılıkl...

Ticaret ve İcra Hukuku

Şirket yönetimi ve iş hukukuna dair danışmanlık hizmetleri,Ticaret huk...

Gayrimenkul Hukuku

Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanan tapu tescil davaları, Kat...

Aile ve Boşanma Hukuku

Anlaşmalı boşanma davaları, Çekişmeli boşanma davaları, Evlilik sözleş...

Fikri Haklar Hukuku

Bilgi Hukuk ve Avukatlık Bürosu fikri ve sınai hakların tescili, korum...

Şirketler Hukuku

Şirketler ve Ticaret Hukuku danışmanlığı verilmesi Ulusal ve Yabancı Ş...

Miras Hukuku

Miras Hukukuna ilişkin genel danışmanlık hizmetleri Vasiyetname düzenl...

Haberler

emptyImage.jpg (3.1.2017 03:32:56)  Çekte yeni dönem resmen başlıyor!

Çeklerde seri numarasıyla karekod bulunması zorunluluğu 1 Ocak 2017'de başlayacak. Yazılı açıklama yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, yeni uygulama ile piyasalarda çeke duyulan güvenin artacağını, karşılıksız çek olaylarının azalacağını belirtti. Palandöken, bankaların karekodsuz çek yaprağı veremeyeceğine dikkati çekti. SİSTEM NASIL İŞLEYECEK? Esnafın elinde 31 Aralık 2016'dan önce basılan çekler varsa, bunların geçerli olacağına işaret eden Palandöken, şunları kaydetti: "Karekodlu çeki düzenleyen lehtar, teslim aldığı çeki sisteme kaydedecek. Çek ile alan-veren ve düzenleyen taraflara erişim karekod ile sağlanacak. Çeki düzenleyip veren tüzel kişiyle ilgili oluşacak değişiklikler, şahsın sorumluluğunu devam ettirecek. Tarihli ve süresinde ibraz edilen çekle ilgili karşılıksız işlem yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, şikayet üzerine her bir çekle ilgili bin 500 güne kadar adli para cezası verilecek. Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı olanlar yasak süreleri içinde şirketlerinin yönetiminde görev yapamayacak. Çek hesabı açma yasağı olanlar, risk merkezince bankalara bildirilecek. Çekle ilgili verilen para cezalarını ödemezlerse cezaları hapis cezasına çevrilecek." 30.12.2016 17:25:47 Kaynak: Milliyet

emptyImage.jpg (3.1.2017 03:31:01)  Avukatsız Anonim şirketlere ceza şoku!

Sabah'tan Talat Öztuzsuz'un haberine göre; Antalya Barosu, yasa gereği bir avukatla sözleşme imzalaması gereken anonim şirketleri takibe aldı. Şirketlere bir avukatla sözleşme yapmadıkları her ay için asgari ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idari para cezası kesilmeye başlandı. Bu da yıllık 35 bin lirayı aşan bir ceza anlamına geliyor. Geriye dönük incelemeler de başlatılırken, şimdiden 150 bin lirayı bulan ceza alan şirketler oldu. 121 BİN ANONİM ŞİRKET VAR Avukatlık Kanunu'nda 2008 yılında yapılan düzenleme ile sermayesi 250 bin lira ve üzerinde olan anonim şirketlere sözleşmeli bir avukat bulundurma zorunluluğu geldi. Ancak 2008 yılından beri konuyla ilgili denetleme yapılmazken, Antalya Barosu 2016 yılında konuyla ilgili denetimlere başladı. 2016 yılı Kasım ayı itibariyle Antalya'daki anonim şirketi sayısı 121 bin olurken, sermayesi 250 binin üzerindeki şirket sayısı ise bilinmiyor. Şirketi, 2012- 2016 arası için 133 bin 252 TL cezaya çarptırılan Antalyalı işadamı Hüseyin Ayhan cezaya isyan etti. Ayhan, "Antalya'daki bütün anonim şirketlerin listesini savcılığa göndermişler. Savcılıkta, 'avukat sözleşmeniz var mı' diye soruluyor. Geriye yönelik 2011 yılından bugüne kadar ceza adresine tebliğ ediliyor. Binlerce şirket, on binlerce lira cezayla karşı karşıya. Verilen ceza kadar yıllık karı olmayan binlerce şirket var" ifadelerini kullandı. ZORA SOKACAK Vekaletli avukatı olsa bile bir avukatla sözleşme imzalamayan firmaların ceza aldığını vurgulayan Hüseyin Ayhan, "Antalya'da binlerce şirkete ceza gelecek. Şirketlere on binlerce lira ceza kesilecek. Zaten turizmdeki kötü gidiş nedeniyle Antalya'da birçok şirket ekonomik olarak zor ayakta duruyor. Küçük şirketleri ayakta tutmak için hükümetin tedbir paketleri açıkladığı bir dönemde bu gibi cezalar işletmeleri zora sokacak" diye konuştu. İFADEYE ÇAĞIRILINCA ÖĞRENDİ 20 yıldır Antalya'da ticaret hayatında olduğunu açıklayan Ayhan, konuyla ilgili kendilerine herhangi bir uyarı yapılmamasını eleştirdi. Vekalet verdikleri avukatın ve ATSO'nun kendilerini bu konuyla ilgili uyarması gerektiğini savunan Hüseyin Ayhan, "Konuyla ilgili hiçbir bilgilendirme yapılmadı. Savcılık tarafından ifadeye çağrılana kadar konuyla ilgili bilgim yoktu. Ne ATSO, ne de başka bir kurum konuyla ilgili işletmeleri uyarmadı. Vekaletimiz olan avukatımız da uyarmadı" diye konuştu. 02.01.2017 21:16:00 Kaynak: Marifethaber

emptyImage.jpg (3.1.2017 03:29:21)  24 bin çifte sahte boşanma denetimi

SGK, yetim aylıklarındaki usulsüzlüklerin peşinde... 2012'den beri denetim yapan SGK bugüne kadar 24 bin çifti denetledi. Ve 8 bin 92 kız çocuğunun da gelir ve aylığını kesti. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yetim aylıklarındaki usulsüzlüklerin peşini bırakmıyor. SGK, ölen ailelerinden kalan maaşları alabilmek için eşlerinden boşanan ancak aynı evde yaşamaya devam eden kadınların tespiti için 2012'den beri denetim yapıyor. İHBAR VE ŞİKAYETLE... Dört yıllık süreçte 23 bin 849 çifti denetleyen SGK, araştırmalar sonucu, eşiyle boşanmasına rağmen aynı evde yaşadığı tespit edilen 8 bin 92 kadının yetim aylığını kesti. Babası ya da annesi vefat eden çok sayıda kadının, yetim maaşı alabilmek için kâğıt üzerinde eşinden boşanırken, evliliklerini fiilen devam ettirdiği belirlendi. Bu durumun önüne geçmek için harekete geçen SGK, sahte boşanmaları, nitelikli dolandırıcılık kapsamına almıştı. Akşam'ın haberine göre, boşandığı eşiyle tekrar evlenen kadınların dosyalarının denetime sevk edilmesi ve kuruma gelen ihbar ve şikayetler, yapılan denetimlerin sıklaşmasını sağladı. Ölüm aylığı alan kız çocuklarının gelir ve aylıklarının kesilmemesi amacıyla hayatlarının geri kalan kısmında resmi nikahtan kaçınmaları ise evlilik istatistiklerine olumsuz olarak yansıyor. NİKAHTAN KAÇINIYORLAR Bununla birlikte, ailesinden kalan maaşı alan kızların yaşları geldiğinde, aylıklarının kesilmemesi için evliliklerini resmi nikahla yapmadıkları ve bu kapsamda dini nikahı tercih ettikleri de yapılan denetimlerde ortaya çıkıyor. 3. kişiler ifade vermek istemiyor Yapılan araştırma ve soruşturmalara rağmen, kesilen gelir ve aylık oranının düşük olmasının başlıca sebepleri şöyle sıralandı: - Denetim sürecinde üçüncü kişilerin (muhtar, komşu, yakın akrabalar, apartman yöneticisi vs) ifade vermekten kaçınması, Konunun özel hayatı ilgilendirmesi ve 'konut dokunulmazlığı' sebebiyle soruşturmanın yürütümü aşamasında pek çok sorunla karşılaşılması, Kesin hükme varabilmek için gerekli olan somut delillerin varlığının yetersiz olması. 03.01.2017 09:15:07 Kaynak: Yenisafak

emptyImage.jpg (3.10.2016 05:21:46)  AİHM'den ilk FETÖ kararı

AİHM'den ilk FETÖ kararı Haklarında karar verdiği tutuklu ve mahkumlarla aynı cezaevinde kaldığını iddia eden eski Diyarbakır Hakimi Aslan, tutukluluğuna bir an önce son verilmesi için AİHM'nden tedbir kararı verilmesini istedi. Ancak bu istek kabul edilmedi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ/PDY hakkında yürütülen soruşturmalarla ilgili ilk kararını Türkiye lehinde verdi. Diyarbakır eski hâkimi Mehmet Aslan, 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen darbe teşebbüsü nedeniyle FETÖ/PDY üyeliği suçlamasıyla 16 Temmuz 2016 tarihinde gözaltına alındı ve 21 Temmuz 2016 tarihinde tutuklandı. HSYK'nın 24 Ağustos tarihli kararıyla meslekten ihraç edilen Aslan adına eşi Emel Aslan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) tedbir talepli başvuruda bulundu. Milliyet’ten Türker Karapınar’ın haberine göre Başvuruda özetle Aslan'ın daha önce hakkında karar verdiği tutuklu ya da mahkumlarla aynı cezaevinde kaldığı ve kötü muameleye maruz kaldığına dair Anayasa Mahkemesi'ne tedbir talepli bireysel başvuru yapılmasına rağmen halen karar verilmediği, tutukluluğuna bir an önce son verilmesi için AİHM'nden tedbir kararı verilmesi talep edildi. AİHM nöbetçi hâkimliği, 13 Eylül 2016 tarihinde, Türkiye'den bilgilendirme alana kadar mahkeme İçtüzüğünün 39. maddesi uyarınca incelemeyi ertelemeye karar verdi. BAKANLIĞIN YANITI Adalet Bakanlığı'nca AİHM'ne gönderilen görüşte, Aslan'ın 21 Temmuz 2016 tarihinde “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan tutuklandığı ve halen Şanlıurfa 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunduğu belirtildi. Bakanlığın hazırladığı görüşte, Aslan'ın 17 Ağustos – 8 Eylül 2016 tarihleri arasında kendisi gibi FETÖ/PDY kapsamındaki diğer tutuklularla birlikte C-18 nolu koğuşta tutulduğu, 8 Eylül 2016 tarihinden itibaren de daha önce haklarındaki yargılamaya katıldığı veya karar verdiği tutuklu ya da hükümlülerle beraber kalmadığı bildirildi. AİHM KABUL ETMEDİ AİHM, 30 Eylül 2016 tarihinde, mevcut koşullar çerçevesinde, mahkeme içtüzüğünün geçici tedbirlerle ilgili 39. maddesi uyarınca, talep edilen geçici tedbiri kabul etmediğine karar verdi. KAYNAK :SÖZCÜ

emptyImage.jpg (3.10.2016 05:20:28)  Kredi kullananlar dikkat ! Bankalara tazminat davası yolu açıldı

Yrd. Doç. Dr. Murat Şahin, 16 bankanın 2007-2011 tarihleri arasında kullanılan kredilere olması gerekenden fazla oranda faiz uyguladığını, bu ihlalden dolayı bu tarihler arasında kredi kullanan tüketicilere tazminat davası açma hakkı doğduğunu dile getirdi. Bankalardan dosya masrafı tazmininin ardından şimdi olması gerekenden yüksek faiz oranlarından kaynaklanan zararın tazmin edilmesi gündeme geldi. Bu durumda 2007-2011 yılları arasında bu ihlali gerçekleştiren bankalardan yüklü miktarda kredi ve kredi kartı kullanan, parasını faize yatıran tüketicilere tazminat davası açma hakkı doğduğu belirtildi. Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) İşletme Bölümü Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Murat Şahin ve avukat Ezgi Gökoğlan, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Yrd. Doç. Dr. Murat Şahin, Rekabet Kanunu'na aykırı hareket eden firmaların kartelleşmesi sonucu zarar gören tüketicilerin tazminat davası açma hakkı doğduğunu söyledi. Şahin, "Rekabet hukukunda firmalar, serbest piyasa şartlarına göre fiyat belirlemelidir. Birbirine rakip olan firmalar kendi aralarında fiyat belirlerse olması gereken satış fiyatı seviyesinin üstünde fiyatlar ortaya çıkar. Bu durum sadece bankacılık değil, her sektörde karşımıza çıkabilir. Rekabetin olduğu yerde fiyatlar müşterilerin lehinedir" diye konuştu. "Ortada büyük bir tüketici zararı var" Rekabet Kurulu'nca kartelleştiği tespit edilen bankaların, tüketicileri zarara soktuğunu dile getiren Şahin, "Bankalar, piyasa faiz oranlarını olması gereken oranın üstünde tespit ederek tüketicinin zararına bir kartel oluşturmuşlar. Rekabet Kurumu, bankaların mevduat faizlerine, kredi faiz oranlarına, kredi kartı faiz oranlarına birlikte karar verdiklerini 2013 yılında tespit ediyor ve bankalara yüklü miktarda ceza kesiyor. 2007'den 2011'e kadar, 4 yıl boyunca 16 banka tarafından gereğinden fazla faiz oranı uygulandığı ortaya çıkıyor. Rekabeti ortadan kaldıran bankalar, tüketiciyi büyük bir zarara uğratmışlar. Uygulanan faizler, sadece tüketici kredisi değil; taşıt kredisi, konut kredisi, iş adamlarının kullandığı ticari kredileri de içeriyor. Bunları bir araya koyduğunuzda ortada büyük bir tüketici zararı var" dedi. Danıştay kararı kesinleşti Rekabet Kurulu'nun belirttiği gibi, o dönemde olması gereken faiz oranının yüzde 1,02 olduğunu fakat uygulanan faizin yüzde 1,15 oranında olduğunu ifade eden Şahin, "2007-2011 yılları arasında uygulanan faiz oranları olması gerekenin yüzde 10 daha üstünde. 4 yıl boyunca kredi kullananlar, olması gerekenden daha fazla faiz ödemiş ve zarara uğratılmışlar. Rekabet Kurulu bunu tespit ediyor. Ankara İdari Mahkemesi'ne bu kararın iptal olması için bankalar dava açıyor. İdari Mahkemesi iptal başvurusunu reddediyor. Daha sonra bu karar, Danıştay'a temyiz ediliyor. Danıştay, "Kurulun verdiği karar haklıdır" diyor. Bankaların temyizini reddediyor. Dolayısıyla kesin bir kararla bu bankaların kartelleştiği tespit edildi. Bu kartelleşmeden zarar görenler, kredi kullandığı bankaya tazminat davası açabilir. Kimin, hangi dönemde, ne kadar kredi kullandığı belli. Fakat o zamanki koşullara göre faiz oranı ne olmalıydı, onu mahkeme tespit edecek. Çünkü Rekabet Kurulu'nun belirlediği olması gereken faiz oranı, mahkemeler için sadece bir delildir. Olması gereken faiz oranını mahkeme tespit edecek" şeklinde konuştu. "Yüklü miktarda kredi kullananlar dava açabilir" Yrd. Doç. Dr. Murat Şahin, kural ihlali yapan bankalardan, 2007 ve 2011 yılları arasında kredi kullanan herkesin dava açma hakkı olduğunu belirterek, "Bu bankalardan kredi kullanan herkes; konut kredisi, taşıt kredisi, faize para yatıranlar, kredi kartı kullananlar dava açabilir. Konut, taşıt ve büyük projeler için kredi kullananların dava açması çok daha yerinde olur. Küçük çaplı kredi kullananlar bu davayı açmayabilir. Çünkü, kişilerin adına toplu şekilde dava açılabilecek bir sistem henüz Türkiye'de yok. Bu yüzden talep edecekleri miktar da, kazanacakları miktar da çok düşük olacaktır. Yine de dava açmak isteyenler, arabuluculuk veya uzlaşma yoluna gidebilir" ifadelerini kullandı. Zararın 3 katı değil, 3 katına kadar tazminat Şahin, uğranılan zararın 3 katına kadar tazminat talep edilebildiğini söyleyerek, "Örneğin zararınız 500 TL ise 1500 TL tazminat alabilirsiniz. 3 kat oranı değil ama 3 katına kadar tazminat talep edilebilir. Bu davalarda adli yardımdan yararlanılması teknik olarak pek mümkün değil. Avukat ataması için başvuru şansınız düşük olabilir. Teknik bir dava olduğu için baro bu tarz davalara avukat atayamayabilir" diye konuştu. "Türkiye'de tazminat kültürü yok" Yrd. Doç. Dr. Murat Şahin, 2004 yılında tez olarak yazmaya başladığı, "Rekabet Hukukunda Tazminat Talepleri" isimli araştırmasını kitap haline getirdi. Şahin bu kitabında, Amerikan Hukuk Sistemi'ndeki tüketici tazminat hukukunu ayrıntılı olarak araştırdığını, tazminat kültürünün Türkiye'yede de benimsenmesi gerektiğini dile getirdi. Şahin, sözlerine şöyle devam etti: "Amerikan Hukuk Sistemi'nde rekabet kuralını ihlal edenlere hapis cezası var. Aynı zamanda yüklü miktarda idari para cezası veriliyor ve tabii ki karar verenlerin tazminat açma hakkı var. Orada tazminat davaları Türkiye'ye nazaran daha fazla yaptırıma sahip. Dolayısıyla rekabet kurallarını ihlal etmekten çok çekiniliyor. Cezaların caydırıcı etkisi çok yüksek. Ayrıca, Amerika'da profesyonel hukuk büroları var. Bir anda 50 bin kişi için dava açabiliyorlar. Yüzlerce avukat çalışan bulunuyor. Bu sistem Avrupa Birliği'ndeki ülkeler tarafından da uygulanmaya başlandı. Rekabet Kural İhlali yapan şirketlere tazminat davası hakkımız olmasına rağmen bu konuda yeterli bilgiye sahip değildik. Bunu avukatlar da tam olarak bilmiyordu. İhlal yapan kuruluşlar sadece idari para cezası alıyorlardı. Onu da peşin öderlerse 4'te 1 oranında indirim alıyorlardı ve kenara çekiliyorlardı. Günümüzde de tazminat davası açma hakkı konusunda bilinçli değiliz. Tazminat kültürümüz yok. Halk olarak bu yönümüz az gelişmiş olduğu için bir çalışma yaptık. Yaşanan bu sürecin ardından artık Türkiye'de tazminat davaları sık sık gündeme gelecek." KAYNAK :HABER3

emptyImage.jpg (29.7.2016 02:32:42)  Darbe Girişimini Şiddetle Kınıyoruz!!!!!

Bilgi Hukuk Bürosu ekibi olarak ;Milli iradeye, demokrasimize, ülkemizin birliğine, bütünlüğüne ve huzuruna karşı, kahraman ordumuzun içerisine sızmış FETÖ/PDY terör örgütüne mensup küçük bir azınlık tarafından girişilen menfur kalkışma, terör, ihanet ve darbe girişimini şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz.



Tüm Haberler


Yargıtay Kararları

  Ailevi yönden mağduriyetten söz edebilmek için

Ailevi yönden mağduriyetten söz edebilmek için, ceza verildiği takdirde cezanın infazının sanıktan başka ailesi için de bir ceza niteliğini alacaksa bu durumda ceza verilmeyebilir. Örneğin, sanığa cez...

  Banka hesap ücretinin iadesi talebi tüketici sorunları hakem heyetinin görev alanı

Bir uyuşmazlığın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığının kabulü için aynı Yasa'nın 2.maddesinde öngörülen tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu tüketici işleminin o...

  Ayıplı araç satımı aracın gizli ayıplı olması itü otomotiv kürsüsü raporu gereği ayıplı aracın pert olması

mahkemece, İstanbul Teknik Üniversitesi'nin otomotiv anabilim dalında uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi heyetinden taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak so...

  Aynı dosyada farklı tarihlerde konulan hacizlere karşı meskeniyet şikayetleri derdestlik oluşturmaz

Bu durumda, Pütürge İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2008/3 Esas 2009/3 Karar sayılı dosyasında meskeniyet şikayetine konu olan haciz 20.06.2006 tarihli haciz olup, iş bu şikayette, şikayetçi borçlu 10.09.201...

  İCranın geri bırakılması

T.C. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Esas No:2009/6382 Karar No:2009/14188 Mahalli mahkemece verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine, bu İşle ilgil...

  aile ve kişiler hukukuna dair hükümlerde kesinleşme şartı manevi tazminat hükmünün ilamlı takibe konulması ilamlı takibin iptali türk medeni kanunu

T.C. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Esas No:2013/5757 Karar No:2013/9646 Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle...

  İş kanununda belirtilen mazeret izinlerinin kullanılmadığı taktirde sonradan yıllık izin gibi ücrete dönüşmeyeceği

T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Esas No:2016/30441 Karar No:2016/5377 DAVA : Davacı, Kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti, nikah izni ücreti alac...

  Yoksulluk nafakası - ziynet alacağı - davacı (kadın) - tazminat

T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas No:2016/13801 Karar No:2016/12279 MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonu...

  Kıdem ve ihbar tazminatı - kıdem tazminatı - bilirkişi raporu - iş sözleşmesi

T.C. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi Esas No:2016/12057 Karar No:2016/12931 MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ile ulusal bayram ve gen...

  İstihkak

T.C. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Esas No:2013/6845 Karar No:2013/15732 İstihkak Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi ...

  TAPU KAYDINDA DÜZELTİM

T.C. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Esas No:2016/6314 Karar No:2016/5481 MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası so...



Tüm Yargıtay Kararları

Ekibimiz


21.8.2015-06-32-CC.jpg
Avukat
Ömer Faruk BUDAK
Uzmanlık Alanı Tüm Hukuki Davalar

Detay
14.6.2017-02-42-Image-3.jpg
Avukat
Serap  KARABULUT
Uzmanlık Alanı Tüm Hukuki Davalar

Detay

Yasal Danışman

--- Tecrübe ve Uzmanlık ---

Yasal danışmanlık, niteliği gereği vesayetle ilgili bir kurumdur. Medeni Kanunumuzun 429. maddesine göre, kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin bir kişiye aşağıda sayılan işler bakımından görüşü alınmak üzere bir yasal danışman atanır: a) Dava açma ve sulh olma, b) Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir ayni hak kurulması, c) Kıymetli evrakın alımı, satımı ve rehnedilmesi, d) Olağan yönetim sınırları dışında kalan yapı işleri, e) Ödünç verme ve alma, f) Anaparayı alma, g) Bağışlama, h) Kambiyo taahhüdü altına girme, I) Kefil olma. Yasal danışmanlık yönetim danışmanlığı ve oy danışmanlığı olmak üzere iki gruba ayrılır. Oy danışmanı atanması halinde kişi yukarıda sayılan işleri kendi başına yapamaz, bu işlerin yapılması için mutlaka danışmanın onay vermesi gerekir. Ancak bu işleri doğrudan oy danışmanının kendisinin yapması da mümkün değildir. Yönetim danışmanlığında ise, danışman sınırlı ehliyetli kişinin tüm malvarlığının yönetimini üstlenir. Ancak elde edilen gelir bakımından tüm yetki kendisine danışman atanan kişiye aittir.

Bize Mesaj Atmak İster Misiniz ? Herhangi bir soruşturma veya dava hakkında bilgi almak için bize mesaj atabilirsiniz.